Bir ülkenin ulusuna bir söylem ve bu söylem çevresinde belirli bir fikir dünyası sokulmak isteniyorsa, bunu gerçekleştirmenin kilit yollarından biri çeviri ve teliflerdir. Feminist çeviri paradigması özelinden bir örnek verecek olursak, Türkçeye feminist literatürden gerek dolaylı gerek direkt olarak yapılagelen çevirileri icra eden mütercimlerin ellerinde güçlü bir koz vardı; bu koz önsöz, dipnotlar ve çevirinin doğası gereği metne müdahale edebilme istidadıydı.